<$BlogMetaData$>



Dilden dile uzak olan, gönülden gönüle yakın olur... >

 

 

Kategorilerim
 
Son Yazılarım
  • <%RecentEntryTitle%>
 
 
 
 
Arkadaşlarım
 
 
 

25/12/2008

Yaşamdan

Hangi gün alıp başımı öylece bir yolculuğa çıksam ve de kendime dair sözlerin ardında olsam, yine kendimde bulurum kendimi. Biliyorum ben hep ordaydım, kendimde ve kendimleydim; ara ara bir parçam çıkıp alemi seyrederdi usul usul ki bakardı ki alem seyreylermiş beni… Kim kime bakacakmış, kim kime bakadurmuş; peki ya gören var mıymış? Görebilmek elbet yanındakini, farkına varmak ve farklılığını kabul etmek. Ayrı bir duruş ve ayrı bir varoluşa tanıklık etmekti elbet bu yanyana duruşlar; yoksa iç içe geçip kaynaşmalara ya da için içinde kaybolmalara durmak değildi.

Bir gün öyle yaralı bir kuşun yanında bulur kendini insan durur ve yardım etmek ister o yaralı kuşa. Kanadını sarar, karnını doyurur ve sonra kuş gözünü açar ve öylece gözünün içine bakar ona yardım edenin. Sonra yardım eden bakar ki yardım ettiği o yaralı kuş değildi aslında kendi kanadıydı onarmaya çalıştığı, kendisiydi artık biraz daha uçabilir hisseden kendini. Yaralı kuş öylece teslim etmeseydi kendini ona yardım edene; ya da yardım eden o yaralı kuşun yanında kalıp ona yardım etmeyi seçmeseydi; ikisi de kanadı kırık dolaşacaktı. İkisi de uçmaya biraz daha uzak, kendini onarmaya, kendi gözlerine bakmaya, öylece birine teslim olmaya ve öylece birini yanına almaya hep bir adım daha uzak kalacaktı.

Zordu oysa insanın ben yaralıyım demesi; ölüyorum derdi de insan en çok, yaralıyım demezdi. Oysa hangimiz yarasızdık ki yaşamda, hangimizde izler yoktu yaşama dair ve hangimiz akça pakça hiçbir yere ya da hiç kimseye temas etmeden ilerliyorduk. Peki ya temas etmeden ilerliyor olsaydık, yaşanmış bir yaşam olacak mıydı? Yaralanmayı göze alamasak ve de mevcut yaralarımızın onarılması için birilerine teslim olamasak ve de kendi yaralarımızı onarmaktan uzak olsak; yaşantımız dediğimiz şey nasıl bir şey olacaktı?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

5 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: haspinar | Tarih: 2008-12-31 22:57:04
    Konu: yeniyılınızı kutluyorum


    dostlarım beni, bağışlasın çok güzel yeni yıl mesajları vermek isterdim ama içimden gelmiyor hoşgörün gazzede insanlık dramı işleniyor
    ambulans bile bombalanıyor insani yardıma izin verilmiyor nerdeeeeeeee insanlık nutukları atan devletlerrrrrrrrr kurumlar kuruluşlar
    anneler babalar bu bir savaş değil insanlar katlediliyor ((((((((((((((yeni yılınızı kutluyorum))))))))))))))))))))))))))


    Bağlantı »

  2. Yazan: oyumben | Tarih: 2008-12-29 22:47:59
    Konu: Yeni
    Yeni yıl gelmek istiyor.
    Şimdiki zaman eskiyor.

    Bağlantı »

  3. Yazan: asktozu | Tarih: 2008-12-28 22:10:46
    Konu: ....
    ne zaman aralansa
    anıların kapısı
    önce
    çocukluğum girer içeri.

    dizler yaralı,
    gözler ağlamaklı
    ...bunlar günün hangi vaktin de yazıldı meral?

    Bağlantı »

  4. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-12-28 12:36:45
    Konu: yaralanmak..
    ..kırılmaktı, gerçeğin gözlerinin ta içine bakmaya zorlayan şey, insanı..
    anlayabilmenin tek yolu..acı keder kırıklıklar, yanlış ve yanılışlar olmasa nasıl duyabilirdi ki insan, evreni, hayatı, hadiseleri..insan /insan/ı nasıl anlayabilirdi ki?!.
    tahammül edebilmek zor da olsa yaralanmayı göze alabilmeliydi insan../anlayabilmek/ için..
    selam ile..

    Bağlantı »

  5. Yazan: safakk1 | Tarih: 2008-12-27 18:06:52
    Konu: ...
    yaralarımız
    hayat içinde aldığımız madalyalar gibi bazen
    bir şeylerin nişanı,
    bazen de
    ruhumuzu halsizleştirenve dinmeyen bir kanayış en incesinden..
    iyi eden biri olur mu her teslim oluşta
    yada
    her uzanan yaramıza mahir bir iyileştirici midir
    işte bu değişken
    önemli kilittir ...
    bazı yaralar
    bazı insanlarla
    birlikte yaşamak içidir belki...
    diye yormu karamsarca bitirir : )
    ve kaçar bu ben
    güzel olsun gecen senin : )

    Bağlantı »

 
Hakkımda

 
Bağlantılarım
Template by

Free Blogger Templates